Kosta Rika

From NICARAGUA to COSTA RICA

(21.01.2011)

Aslında hayalimiz Isla de Ometepe’den Archipielago de Solentiname’ye gidip meşhur artistler marketini görmek, ardından da Los Chilles üzerinden Rio San Juan nehrine varıp, sınırı öyle geçmekti. Orta Amerika’nın en güzel sınırı olduğu söyleniyordu. Ancak malesef İsla de Ometepe’den Archipielago de Solentiname’ye haftada sadece 2 gün ulaşım vardı ve ordan da nasıl Los Chilles’e aynı gün içide geçeceğimiz bir muammaydı. Zaman kısıtlamamız oduğundan risk edemedik ve onun yerine Costa Rica’ya Penas Blancas sınırı üzerinden geçmeye karar verdik.

1 usd damga + 2 usd gerçek giriş + 1 usd form ve karman çorman, başı sonu belli olmayan kontrollerden sonra, aslında geceyi Monteverde’de geçirmek istiyorduk ancak sınırı geçene kadar neredeyse akşam olmuştu. Makul en yakın şehirlerden biri olan Tilaran’a gittik otobüsle 3.000 Colones 2 saat. Uyanık şöför, daha fazla para kazanmak için, otobüsün gitmeyeceği bir yeri bile önererek 1.000 colones fazla talep etti. Başta bilmediğimizden kandık, ama başkalarına sorunca gidip parayı geri aldık puştfnrıgnngşftan.

COSTA RICA’S STATE OF MIND

Zengin sahil anlamına gelen Costa Rica’da,  4,5 milyon ticos (erkekler) ve ticas (kızlar) yaşıyor

Aralık ayından Nısan’a kuru, Mayıs’tan Kasım ayına kadar da yağışlı sezonları

Ülkenin ortasında, sadece nüfusun %1’i kabile olarak kalabilmiş. Talamanca’dan Bribri kabilesi ve Pasifik kıyısından Borucas kabilesi oluşturuyor bu yüzdeyi. Şefler (cacique) yönetiyor bu 20 adet küçük kabileyi. Şefler dışında, şamanlar, savaşçılar, çalışanlar ve köleler diye sınıflara ayrılıyorlar.

Karayip taraflarında ise nüfusun %3’ünü oluşturan zenciler var.

Çinli de var baya – nüfusun %1’ini oluşturuyorlar.

Nüfusun %30’u 15 yaşın altında

%75 katolik,  % 14 protestan olmak üzere çoğu hristiyan

Her sene 1,5 milyon insan boşuna ziyaret etmiyor olsa gerek burayı

Hayvanlar alemi bakımına o kadar zenginler ki, 10.000 km2’ye 615 farklı hayvan çeşidi düşüyor

1usd : 500 – 520 colones

Ölüm yaş ortalaması 76

Turizm dışındaki ana gelir kaynakları kahve ve muz

İlk öğretim ücretsiz ve zaten zorunlu

Hastaneler de ücretsiz

Halkın %23’ü fakirlik düzeyinin altında yaşıyor

Bir ailede genelde 2-3 çocuk yapılıyor

Çevrecilik bakımına baya gelişmiş bir ülke – ayakta alkış!

Görülesiler

Puerto Viejo de Talamanca

Montezuma

Monteverde

Parque Nacıonal Tortuguero

Parque Nacıonal Chıirripo

Manuel Antonio*

Dominical*

Puerto Limon

La Fortuna

Peninsula de Osa

TILARAN

(21.01.2011)

Çok fazla gözlemleyemedik. Sonuçta sadece bir gece kaldık, gündüz bile görmedik. Ama çok sıcak bir anı kazandık (bknz az sonraki v’stateofriends).

V’StateOfFriends in Tilaran

Senior Jose, 2 gün önce yaşadığımız kötü tecrübeden sonra, bu dünyada karşılıksız vermenin ve almanın ne kadar güzel hatta eşsiz bir his olduğunu hatırlattı bize. Kate’le başta ettiğimiz tereddütlerin gereksiz olduğunu daha sonradan anladık.

Rivas/Nicaragua’dan chicken bus’a bindiğimiz zaman, Kate tualeti kullanmak istemişti. Senior Jose, onunla tualete gitmeye kadar yardım teklifleriyle başladı. ‘Sınırı geçerken, benimle gelin, çünkü turistlerden 1 dolar talep ediyorlar’ diye devam etti. Gerçi polisler izin vermedi ama Senior Jose, o güzel gülümsemesini tonton yüzünden hiç eksik etmedi. Biz bilet alırken, bizi bekledi. 3 kademe girişin her birinde bizimleydi. Otobüse binmemize yardımcı oldu. Aslında biz geceyi Monteverde/Santa Elena’da geçirmek istiyorduk, ancak sınırı geçerken, güneş battığından, artık oraya otobüsün gitmediğini öğrenince, bizi evine davet etti. Tilaran’da ailesi ile birlikte yaşadığını anlattı. 2 kız ve 2 oğlu varmış. Bir kızı ve bir oğlu Amerika’da okuyormuş, diğer kızı ve karısı, teyzelerini görmeye başka bir şehire gitmişler. Diğer oğlu ise onu evde bekliyormuş ve 16 yaşındaymış. Evine bakacaktık, eğer içimize sinmeyen bir durum olursa diye evinin yakında LP’dan bir hostel bularak, taşıdığımız gereksiz şüpheyi selametle uğurlardık. Otobüsle Canas’a kadar geldik. Diğer durağa yürümek 15 dakika alacaktı ve benim koca güllemi taşıyacak gücüm kalmamıştı. Taksiyi tek başıma bile ödemeye razıydım ancak Senior Jose izin vermedi ve çantamı sırtlanıp yürümeye başladı. Vardığımızda bir arkadaşını gördü. Bizi göstererek Tilaran’a kadar hep beraber gitmeyi teklif etmiş olacak ki, o da oldu. Evine vardığımızda, bizi rahatsız eden hiç birşey olmadığını görünce rahatça yerleştik. Kate’le ikimize özel 2 yataklı bir oda verdi, tualetin ve mutfağın yerini gösterdi. Birşeyler yemeğe dışarı çıkacağımızı ve isterse ona zevkle yemek ısmarlamak istediğimi söyledim ama akşamları kesinlikle yemek yemediğini belirtti. Çok geç olmadan yattık, haliyle çok yorulmuştuk. Sabah uyandığımızda Senior Jose’nin çoktan kahvaltı hazırlamaya koyulduğunu görünce, hayret ve sevgiyle taşan kıkırdamalarımız, ortama daha bile huzur kattığını umuyorum.

Sabah kahvaltı öncesi Senior Jose’nin ettiği dua eşliğinde ruhum gene şaha kalkmıştı. Kahvaltıda ettiğimiz sohbet de çok ilginçti. Evlenme yaş ortalamasının burada yaklaşık 20’li yaşların başı olduğunu öğrendik. Evlenmeden önce yaklaşık 6 ay flört etmek doğal karşılanıyormuş. Ancak daha sonra evlenmeleri bekleniyormuş. Eğer evlenmeyeceklerse de, daha fazla uzatmadan ayrılmaları öngörülürmüş. Boşanma ise hala hiç hoş karşılanmıyormuş.

Karşılığında hem oğluna hem de kendisine verdiğim nazar boncuğu tabikide Senior Jose’nin yaptıkları karşısında bir toz tanesi kalır ama dilerim kendi güzelliğini hatırlatacak bir anlam taşır.

Daha sonra durağa gelip, herşeyin yolunda olup olmadığını görmeye geldi. İşte o zaman kendimi Senior Jose’ye sarılmaktan alı koyamadım.

Senior Jose, yardım sebebini hristiyanlığa bağlamıştı. En azından sebebinin bu olduğunu söyledi. Aklıma Jessi ile bana Bombay’de yine karşılıksız yardım eden aile geldi. Onlar da yardımlarını müslümanlığa bağlamıştı. Düşünüyorum da, din gerçekten insanların iyi olmasına yardımcı olabiliyor. Kate de bunun üzerine Kanada’da insanlara yardım edip, ateistliğe bağlayacağını söyledi :)

SAN JOSE

(22.01.2011)

Tilaran’dan San Jose’ye otobüsle 3270 C – 4 saat

Amanınnnnnn trafik amanınnnnn şehirrr ne işim var benım burdaaa diye çığlık atasım geliyor, nolcak tek dişi kalmış canavardan başka :p

Ama sehrin içi, merkezi korktuğum kadar da kötü çıkmadı

Fakat hayatımda bu kadar fast food dükkanını bir arada başka bir yerde daha gördüğümü de sanmıyorum

Costa Rica Backpackers’da kaldık – Kanada’dan Kate’i görmeye gelen arkadaşı Jessica önceden yer ayırdığı için. Gayet iyi bir hosteldi wifi’ından, mutfağına, oturma alanlarından sıcak suyuna – haliyle fiyatı da dorm yatağı başına 13usd’dı.

From SAN JOSE to MANUEL ANTONIO

3765 colones 4 saat

Yol aşırı virajli olmasına rağmen çok keyifli

Sahil kenarındaki küçük kayalar, Pasifik Okyanusuna güzellik beni yapmışlar

Yeşil öyle bir fışkırıyor ki, doğa photoshop görmüş adeta

Şanslı inekler ise gün boyunca tadını çıkarıyor doğanın

kızgın güneş de gülün dikeni olmuş durumda heralde onlara

MANUEL ANTONIO

(24-26.01.2011)

sunset @the beach 3

Huzurlu ve çok turistik olmayan bir sahil şehri beklerken, turistlerle dolu eğlence parkına dönüşmüş olan Manuel Antonio bizi biraz şaşırttı açıkçası. Meğersem seneler ve güzelliği onu bu hale getirmiş. Hatta uzun zamandır bu kadar batılının arasında olmadığımızdan olsa gerek, biraz garipsedik de.. ama yine de milli parkı ve yolda yürürken tesadüfen gördüğümüz hayvanlar sayesinde bu kadar turiste rağmen beni bile etkiledi burası..

İngilizcesi sloth olan bu koala cinsi şeker ötesi, peruğa benzeyen hayvanın türkçesini bulamadım? Ama onu izlemek çok eğlenceliydi. Koala gibi bu cins de, bütün gününü ağaçlara yapışık geçirir ve ot ve çiçekle beslenirmiş. Ancak akşam vakti, teknolojiye uyum sağlayan sloth, elektrik direklerine yapışmışken kameramıza yakalandı.

Milli parkta yürüyüşümüze ara verdiğimizde Arjantinli arkadaşlarımızın ikram ettiği mate çayı enteresan bir lezzet kattı keyfimize..

Manuel Antonio’da, sörf için dalgalar ideal ancak güneşlenmek için aynı şeyi söyleyemiyeceğim. Aşırı turistik olmasından gerek, her yere otel diktiklerinden sahilde resmen güneşlenecek yer kalmamış.

Accomodation: backpackers paradise costa linda – 10 usd

DOMINICAL

(27-29.01.2011)


Burası da sahil şehri ama daha köy gibi, daha sakin, daha az turistik ve dolayısıyla daha sıcak ve açıkçası daha bana göreydi.

Vahşi dalgaları yüzmeyi zorlaştırıyor ve sadece sörfü çok iyi bilenleri üzerinde ağırlıyordu. Ama o kadar çekici olsa gerek ki kuşlar da yemin ederim üzerinde sörf yapıyordu. Hayatımda böyle bir şey daha önce hiç görmemiştim açıkçası.

Çok güzel bir arkadaş grubu edindik burda da ve hep beraber şelale parkına gittik. Kendi fotoğraf makinemle çekemedim ancak Chris resimleri gönderince yükleyeceğim – bu şelaleden çığlıklar eşliğinde kaydırak gibi kaydık. Aşırı eğlenceliydi yabadabauuuuuuuu

Accomodation: tortilla flats – 10 usd

MORE OF COSTA RICA’S STATE OF MIND

Biz vakit kısıtlığından Pasifik kıyılarında gezindik ancak anlaşılan Karayip sahillerinde kültürü koklamak daha mümkünmüş. Çok daha renkli ve hippiymiş.

Maço bir kültürleri var. Ev ve yemek işlerini, kadınların yapması bekleniyor.

Sokakta kadınlara ıslık çalınabiliyor ama fazlasına genelde rastlanmıyor.

Bir elini diğer elinin üstüne koyup alttakini çekmek, ‘hadi gidelim’ anlamına geliyor.

Yemek ve içeceklerinin, diğer Orta Amerika ülkelerinden bir farkı olmadığından, ayrıntıya girmiyorum.

Festivals

Las Fiestas e Palmares (ocak ayı ortasında)

Fiesta e los diablitos (31 Aralık-2 Ocak) – favorim – insanlar şeytan kostümü giyerek yerlilerle ispanyolların arasında yaşanan savaşı tekrar canlandırıyor ve fakat bu sefer yerliler kazanıyor

Dia de San Jose (19 Mart)

Semana Santa (Mart/Nisan)

Fiesta e la Virgen el mar (Temmuz ortası)

Dia de Guanacaste (25 Temmuz)

Virgen de los Angeles (2 Ağustos)

El dia e la Raza (12 Ekim)

Dia de los Muertos (2 Kasım)

Las Fiestas e Zapote (25 Aralık – 1 Ocak)

From COSTA RICA to PANAMA

(29.01.2011)

Aslında Lonely Planet’da Guabito veya Rio Sereno’dan çok daha rahat sınır geçişi yapılabileceği yazıyordu. Ancak yolumuz oralara çok daha tersti ve onlardan birine ulaştığımızda akşamı bulabilir ve sınırı geçemiyebilirdik ve hatta saçma bir yerde kalmak durumunda kalabilirdik diye LP’in kaotik diye uyardığı sınırdan geçmeyi tercih ettik. İtiraf etmem gerekir ki geçtiğimiz en rahat ve en çabuk sınır oldu Paso Canoas. Ne para verdik, ne eşyalarımız arandı, ne sıra bekledik.. hiç biri olmadı, ya şanslıydık ya da yazılan çizilenlerden sonra kendilerini düzeltmişlerdi.

Go to Top