Guatemala

From San Ignasio (Cayo) / Belize to Tikal / Guatemala

(21.12.2010)

38 belize dolar’a hem Tikal’a kadar ulaşım hem de Tikal turu aldım.

Guatemala’ya giriş 20 Q

Sınır sonrası değişen toprak rengi ve otlayan inekler umut veriyor lalalala

GUATEMALA’S STATE OF MIND

15 milyon insan yaşıyor

Ekim – Mayıs ayları arası kuru sezon, Haziran – Eylül arası ise yağışlı

İspanyolca ve Maya dili konuşuluyor

1usd:8,2Q

Bu toprakların M.Ö. 11.000’e dayandığı söyleniyor. Siberya’dan bir buz köprüsü üzerinden yürüyerek gelmişler. Yabani yemiş ve üzüm gibi yemek kaynakları kuruyunca, mısır, fasulye, domates, hindi ve köpek gibi yiyecekler yetiştirmeye başlamışlar. Mayalar :)

Ispanya koloniliğinin ardından, bağımsızlıklarını 1821’de ilan etmişler.

36 yıl süren gerilla savaşıyla 100.000 kişiden fazla ölüm ve 1 milyon kaçak kayıt edilmiş. 1996’da devlet barış ilan ederek, bu felakete bir son vermiş.

Fakir olmaları onları mutsuz etmek yerine birbirlerine bağlamış, aile ve arkadaş kavramları çok kuvvetli

Ancak bir evde bir sürü insanın yaşamasının sebebini, yine daha çok fakirliğe bağlıyorlar. Halkın yarısından fazlası, fakirlik sınırının altında yaşıyor.

Minimum maaşları 7usd gözükse de, gerçek daha acı boyutta.

Kahveleri ve volkanları meşhur

Ama malesef geçmişlerinde fazla sayıda deprem ve volkan patlaması olmuş

Görülesiler:

Questelcastenango (Xela)

Chichicastenango

Antigua

Lago Atitlan / San Pedro / San Marcos

Languin – Samuc Champey

Tikal / Flores / El Remate

Livingston / Rio Dulce

TİKAL Maya Tapınakları

(21.12.2010)

Palenque’den aşırı etkilenmiştim ama düşünün ki burası orayı katladı. 4 saatlik tur almama rağmen yetmenin yanına bile yaklaşmadı. Asıl hayalim burda kamp yapmaktı. Düşünebiliyor musunuz, Maya tapınaklarının birinin üzerinde, sonsuz yıldızlar altında uyumak, sabaha karşı, vahşi hayvan sesleriyle güne burda uyanmak!!! Mükemmel olacaktı eminim ki – ama malesef bloglardan okuduğum kadarıyla, özellikle tek başina bir kadın için, hiç tekin olmadığı söylendiğinden, hayalime taş bastım :/ Umarım bir daha ki sefere..

Ama kış gündönümünde orda olabilmeyi becererek, çok özel bir gün geçirdim. Orda bulunan hepimiz bence çok şanslıydık  çünkü Mayaların kutsal törenlerine tanık olduk. Bütün geceyi ayakta uyumadan ve hep dua ederek geçirmişler. Korkularımızdan arınmamız gerektiğini anlatıyorlardı..

Zamanında yaptıkları tapınaklar sayesinde, doğu ve batı yönünde yıldızları, kuzey ve güney yönünde ise dünya hareketlerini izledikleri Mayalara göre, 1964 sonrası homosapienlikten, homospirituelliğe geçmeye başlamışız bile..

Küresel ısınmanın kendisi de bir gösterge olarak, tarihin tekrar edeceğine inanıyorlarmış..

Tikal, koskocaman bir ormanı kaplasa bile (64km), yine %80’inin hala toprak altında olduğu söyleniyor. Sadece %20’si halka açık.

Orman içinde olduğundan, naturel suya ulaşımları yokmuş. Bu yüzden kil taşı olarak yaptıkları zeminde açtıkları küçük havuzcuklar, yağmur sularını burada biriktirmek için yapılmış.

Tikal ve enerjisi çok etkileyiciydi. Teşekkürler…

EL REMATE

(21-22.12.2010)

Aslında genelde insanlar Tikal sonrası veya öncesi Flores’de kalmayı tercih ediyorlar. Ancak Tikal tur rehberim, akşam El Remate’de geleneksel kutlamaların devam edeceğini söylediğinden, burda konaklamayı tercih ettim. Hiç bir kutlama olmadı ama yine de burada kaldığıma çok memnun oldum çünkü hem çok güzel insanlar tanıdım, hem de müthiş bir manzaraya uyuyup, uyandım (Lago Peten Itza).

Sadece 2 sokaktan oluşan bu küçük köyü yerim bennn.

Geçim kaynakları, turizm dışında, tahta oymacılığı.

Kaldığım hostelin adı ise Saksuk. Sahibi Ervin Bendfeldt hem heykeltraş hem de şarkıcı. Oğlu ise üflemeli çalgı ustası, hem kendi elleriyle yapıyor, hem de her birini çok güzel üflüyor. Müthiş modern ve tatlı insanlar.. Vaktim olsaydı, sırf onlarla daha fazla vakit geçirebilmek için bile kalırdım burda.

Teşekkürler :)

Lago Peten Itza

Santa Elena

(22.12.2010)

Flores

22.12.2010

Dediğim gibi, burası genelde Tikal sonrası veya öncesi tercih edilen koloniyel konaklama merkezi.

Backpacker’lar genelde Los Amigos adlı hostel’de kalmayı tercih ediyorlar.

Burada eskiden Maya tapınakları varmış.. taki  İspanyollar gelip, hepsini yıkana kadar..

Flores ve Santa Elena içinde tuktuk fiyatları kişi başı 15Q. Turistlerden daha çok talep etseler de kanmayın.


From SANTA ELENA To LAGO ATITLAN

Yol uzun ve Guatemala City de tehlikleli dendiğinden çekiniyordum. Neyse ki melekler yine yanımda olsa gerek ki istasyonda tanıştığım 2 Kanadalı çift ‘onlara yol boyunca yapışabilir miyim’ teklifimi kabul etti.

İlk önce Guatemala City’e gittik 150Q. Baya globalleşmiş gözüküyordu. ‘Tehlikeli’ dedikodusuna rağmen,  hissedilen gerçek kültür farkı ve şehrin etrafındaki volkan manzarası, burayı çekici yapan unsurlardandı.

Burdan ‘chicken bus’la Panajachel’e gitmek ise 35Q. (chicken bus kültürüne daha sonra deyineceğim)

Mesela burdan San Pedro’ya lancha ile gitmek ise 25Q.

p.s. İlk yerleştiğimiz teknenin kaptanı sarhoş olmuş diye tekne değiştirmek bana komik geldi ama Kanadalılar açıkçası biraz kızdılar. Onları da anlamak gerek haliyle böyle şeyler kendi ülkelerinde hiç olmuyor.

LAGO ATITLAN

Hayatımda gördüğüm en güzel göl Atitlan. Meğersem gölü göl yapan çevresindekilermiş. Etrafı yemyeşil dağlar ve volkanlarla (3 adet) kaplı. Sanki nadide göllerini koruyorlar ve çok tatlı bir yansıma yapıyorlar. Hatta birini her gün ara sıra hafif püskürtürken görmek bile mümkün.

Şanslı Atitlan Gölü, gündüzleri dingin, öğle sonraları ise daha heyecanlı, daha diri.

Çevresinde 12 adet kalınabilecek köy var. İlk olarak Maya dili konuşuluyor. İspanyolca 2.

2009’da gölde bulunan bakteriler yüzünden, sadece San Marcos’tan girmek öneriliyor.

SAN PEDRO

(24.12.2010-03.01.2011)


Atitlan gölü çevresinde, şahsen San Pedro’da kalmayı tercih ettim. Nerdeyse tüm hostellerde, bu müthiş manzarayı seyir edebiliyorsunuz. Biraz fazla turistik ama yerin güzelliği sayesinde, turistlerden kendinizi arındırıp uçabilirsiniz. Kelimenin anlamiyla da üstelik – paragliding var! Bu güzellikte bu kadar uzun  kalmamın bir başka sebebi de ispanyolca dersi almaktı.

Yerliler yani Mayalar o kadar tatlılar ki, buraya ispanyolca öğrendiğimde, kesinlikle geri gelmek istiyorum. Bir sürü insanla tanıştım ama konuşamamak çok canımı acıttı. Üstelik her iki taraf da çok hevesliydi grrrr.

Kate sayesinde Mayalı bir aileden öğrendiğim efsaneyi aktarmak istiyorum: Geceleri göl kenarına gitmeye çekiniyormuş köylüler, çünkü göl altında yatan ruhların,geceleri isimlerini çağıdıklarını inanıyorlarmış. Daha çok çocukları korkutmak için uydurulan bir hikayeye benziyor ama saygım sonsuz elbette.

Görülesiler

San Marcos + San Juan + Santiago Maya köyleri (ki bunları daha detaylı, az sonra paylaşacağım)

Santa Cruz (çok turistikmiş, o yüzden gitmedim)

San Pablo (tehlikeli denildiğinden gitmedim ama erkekseniz, yanınıza fazla para almadan gidin görün derim, çünkü yakınındayken kültürün ne kadar daha fazla hissedildiğini gördüm)

Şehrin gerçek merkezindeki market

Indian nose – normalde 120 Q. Ancak belirli bir sayıyı geçince bu rakkam 70 Q’ye kadar bile düşebiliyor. Gece yarısı 4’te buraya çıkarsanız, güneşin doğuşunu yakalayabilirsiniz.

Volcano trekking

Solar panellerle ısıtılan hot tublar

Mayan Yoga – her gün 7.30 ve 15.00’de IXIIM’de

San Pedro Yoga’da Pazartesi – Cumartesi arası her gün saat 8’de meditasyon, 9’da yoga

Pazartesileri Belly ve Afro karışımı bir dans dersi var – 30Q @yoga space

İspanyolca okulları:

San Pedro ve Collectivo en iyileri ama dolayısıyla en pahalıları (15 saatlik ders yaklaşık 100usd)

Mayab Spanish School (15 saatlik kurs, 55usd üstelik salsa dersleri, maya konferansları ve yöresel kutlamaları da ücretin içinde) – haliyle bunu seçtim :)

Gece Hayatı

Buddha Bar (ki burda akşamları yemek de mümkün)

Freedom bar

Freedom bar karşısındaki 2. katta açılan yeni elektronik müzik çalan kulüp

Cocos Bar (genelde reggea çalıyor ama elektronik müziğe de haftada bir yer veriyorlar)

Yenilesiler (restoranlar):

Clover restoanı – hem makul hem de çok lezzetli – bazı akşamlar canlı müzik de var.

Zoola – sosyalleşmek için müthiş ortam, ayakkabılarınızı çıkararak, yerde keyifle, saatlerce sohbetle yummy

D’noz (sağlıklı ve leziz, üst kat göl manzaralı)

Hummus ya (adı üstünde humusu ve falafeli tavsiye) ki burda akşamları gezginler kendi müziklerini yapıyorlar. Göl üzerinde oturma mekanları da var.

Jarachik restoran

(yukardakilerin hepsinde wifi imkanı var)

(hard core budgeting:) İskelenın orda her gün açılan taco standından, her öğlen maksimum 15Q’ya 3 taco veya torta veya quesadilla yiyerek hem karnımı hem cebimi doldurdum. Sokakta dolaşan Mayalı teyzelerden aldığım muzlu ekmek ise sadece 1Q’ye kahvaltı imkanı sağladı.

Kalınasılar:

Yo mama hostel – backpackerların dolup taştığı hostel

Zoola – genelde İsraellilerin takıldığı hostel

Jarachik – benim seçimim burdan yana oldu – daha sakin ve üst katı süper manzaralı

First Christmas Experience

Kate ve Alana (daha önce bahsettiğim, Oaxaca’da tanıştığım, ve süper arkadaş olduğum, kaynaştığım Kanadalı arkadaşlarım) ile birlikte yaklaşık bir düzine insana yemek yaptık.

christmas 3

Kate vejeteryan olduğu için, bol malzemeli sebze çorbası adından, tarçınlı, elmalı crumble, sıcak şarap eşliğinde keyfimize diyecek yoktu yummyyy.

christmas 2

Saatlerce süren güzel sohbet yüzünden kilisede yapılan kutlamaları kaçırdık ama şehre indiğimizde, curcunanın tam göbeğine düştük. Bir arkadaşımın yaptığı benzetmeyi sevdim: İspanya’da yapılan boğa festivalinde boğalardan kaçmak yerine, resmen burda çatapatlardan kaçıyorduk. Şaka yapmıyorum, cidden tehlikeliydi. En çok da çocuklardan ve turistlerden kaçmak gerekiyordu.

Yılbaşı Gecesi


Sadece anı olması açısından yazıyorum, yoksa pek kayda değer bir şey yoktu açıkçası. Kate, El Salvador’a, Alana ise Meksika’ya döndü. Ben de az tanıdığım insanlarla yılbaşını geçireceğime, bu sefer değişiklik olsun, tek gireyim diye düşündüm. İlk önce geçen sefer kaçırdığım kilise kutlamalarına gittim 22.00-23.00 arası. Rahibin verdiği demeç ispanyolca olduğundan, sadece ordaki çocuklarla kıkırdaşarak, ortamdan müthiş zevk almayı becerebildim. Ardından birşeyler atıştırıp Buddha Bar’a gittim, amanınnnnnnn turist patlaması vardı, tıklım tıklım, adım atacak yer yoktu.

Saçlarıma düşen havai fişekle oradan ayrılmam arasında sadece kalabalık yüzünden 15 dk geçti ve çok geçmeden geceye rüyalarımda devam ettim.

Go to Top