Bhutan

07.02.2010 Nepal / Kathmandu – Paro / Bhutan

Sabah 6’da kalkıp, 7’de yola çıktık. Simdi de havaalanindayiz. Uzun zamandır, başka bir beklediğim an çok yakında, şuramda, gülüşümde, kahkahamda.. Bhutan’ı (çok olmasa bile) bildim bileli, sık sık ziyaretine gitmiştim zaten hayallerimde. Dunyanın tek yasayan kralligi.. monklarla dolu.. en merak ettiklerimden kendisi. Turistler icin soyle bir sistem yapmislar: gunlugune belli bir bedel oduyorsun (250usd) ve ictiklerin disinda baska hic birsey odemiyorsun.

%75i yeşillik olan bu masal diyarında duydugum kadariyla, halk ayda 100usd kazaniyormus ve kendi istegiyle 10usd’sini Monk’lara bagisliyormus.

Istiyorum istiyorummm. Cok az kaldi oley.

Bir blogda okudugum kadariyla, Bhutan’a tek giden havayollari olan Druk Air’de calisan hostesler, ulkenin guzellik yarismasinda kazananlarmis. Ucagi bile iple çekicem nerdeyse offf hadi gidelimmm, ucak 09.45’ti saat 10.00 oldu!

vee Filmimiz başladı, Ucaga bindik, Yerimizi aldik. Yanimiza da bir monk.. zaten bir suru var ucakta. Heyecan dorukta. Hemen hostesleri kestim tabi. Guzeller cidden de, Miss Bhutan’mi bilmem hepsi.

Onumde duran dergiyi elime aliyorum ve okudugum ilk makaleyi size cok kisa ozetliyorum: 1907’de monarsi ile dogmus Bhutan. 1950-60’larda, 3. Kral, modernlesme ve dunyaya acilma karari almis, ancak erken ölümüyle, 17 yasindaki oglu tahti almis. Birden kontrolsuz acilan Nepal’in deneyimlerinden yararlanan zeki kral, ‘kontrolsuz guc, guc degildir’ mantigiyla bir Hindistan gazetesine soyle demis: Bizim icin Gross National Product degil onemli olan, Gross National Happiness’dir. Yasasin kral!

Veee Pilot anons yapıyor: ‘beyler, bayanlar, sag tarafinizda gordugunuz piramit gibi olan dag, dunyanin en yuksek dagi Everest…’ Haallelujah!

Ulkenin tek hava limani olan Paro’ya iniyoruz. Paro sadece mavi bir yildiz degilmis anlasilan :p

Yine bi blogda okudugum kadariyla giris icin beklemeli/sancili durumlar oluyor diyor. Haliyle kendimi hazirlamaya calisirkeeen hop Jess gecti bile. Vizen olsa bu kadar kolay ve cabuk gecemiyebilirsin diger ulkelerde. Vesikalik resim gerekiyor demisti ayarlayan rehberimiz ama ona bile gerek kalmadi. Sadece girmeden once atesimizi olctuler, ulkeye hastalik bulasmasin diye. Bir anne gibi bakmıyorlar mi sanki ulkelerine..

07.02.2010 BHUTAN @first sight

Wohoooooo! Resmen ayda yuruyor gibiyimmm! Bu ne sukunet, ne huzur, bu ne dinginlik boyle..

Bu kadar uc noktada hissetmemin sebebi, Hindistan ve Nepal kaotikliginin ardindan gelmesi heralde. Pokhara’da daha fazla kalsaydik bu kadar etkilenemiyebilirdim. O kadar sessssiz ki, eger konusmazsan, sadece sessizligin ugultusunu duyuyorsun. Ssssshanti..

——————–

Bu sefer karsilandigimiz arabaya bakar misinnn.

Yine sagdan. (Yakinda solda direksiyon garip gelecek heralde.)

Adamlarin geleneksel kiyafetleri bornoza benziyor. Adina Cho deniyor, kadinlarinkine ise Kira.

Ulkenin %95’i budhist, %3’u Hindi, %2’si de Hristiyan. Hic musluman veya yahudi yokmus.

Genelde Mahayana Budizm takip ediliyor.

Ilk gelirleri elektrik, 2.si ise turizm.

Rehberimiz bize donup ‘what is your good name’ dedi. Asıl o ne demek dedim ben de. ‘Yaklasimimiz boyle’ diye cevap verdi. ‘Kotu ismin oldugunu dusundugumuzden degil tabi, sadece Budhistlerin iyi niyetli yaklasimlarindan’ diye ekledi.

Dzongkha dilini konusuyorlar ama ilkokuldan basliyorlarmis ingilizce dilini ve alfabesini ogrenmeye.

Budhistler soyadı da taşımıyormuş. ilk dogan cocuklarin da adi hep ayni sanirsam.

Issizlik oranini sordum. Devlet o kadar iyi calisiyor ki sadece %2 dedi.

Devlet? Megersem 2008’den itibaren demokrasi de gelmis ulkeye. Hem de kralin istegiyle. Halkin istegiyle de son soz kralin.

Yerlilerin suratlari bu sefer daha yuvarlak. Hintlilerle alakasi artik sadece renk olarak kalmis, cekik gozler yine var ama gunes gibi de suratlari var, meleklik akiyor.

Rehberle sohbete devam, ustelik rica ettigim Bhutan muzikleri esliginde, laylaylomm;

50-60 yil once burada da gorucu usuluymus evlilik ama simdi diledikleri gibi..  Ortalama evlilik yasi 25. Koylerde ise 16 yasina kadar dusuyormus. (Bizimki gibi heralde.)

Rehberimiz surekli guluyor. Bir de nedense, her cumlenin sonunu ‘and all’ ile bitiriyor. (Gulse Birsel olsa, adini ‘enol’ koyardi adamin. Namgeyl demekten daha kolay!)

Bhutanlilar da Budhist olduklari uzere yakiliyorlar.

Etrafta, ara ara uzun sopali bayraklar goruyoruz. Megersem ölen saygin birinin ardindan yapilirmis. Gordugunuz tum bu bayraklar tek bir kisi icin.

Bu masal diyarinin geleneksel sporu, tabii ki okculuk.. Sehri gezmeye indigimizde seyrettik, Her gun 09.00’dan 17.00’e, is gibi atis talimindeler. 145m hedefi tutturduklarinda, cesaretlenmek adina, hep beraber tezaurat tadinda bir sarki soyluyorlar.

4

5

Drug Bhutan demekmis ki isme hic takilmayin, ulkede sigara bile yasak. Havalanindan sadece 200 adet sokabiliyorsun, kac gun kalirsan kal.

Dragonlar eksik ama benziyor ruyama Bhutan.. sessizligi, tenhaligi, insanlarin mutlulugu… Herkes monk kiyafetleriyle.. Evler, birbiriyle ayni, doga ana kaplamis her bir yeri.

Ahsap oyma yine hakim, ama bu sefer uzerinde, sanat eseri detaylarla dolu rengarenk motifler var.

Merhaba – kuzuzangpo

 kadinche – tesekkur

 tasidele – bye

Bhutan’s state of mind

(burayi adet yerini bulsun diye yaziyorum, bazi bilgiler tekrar olabilir ama ozet bilgi icin ideal :)

Buraya sadece ucakla gelinebiliyor. kingdomofbhutan.com sayfasindan gunluk 250 dolar oduyor, ve ekstra ihtiyaclariniz disinda baska hic birseye para odemiyorsunuz. Yataginiz ve 3 ogun yemeginiz, her daim soforunuz ve tur rehberiniz bu fiyatin icinde.

%95 vajrayana buddhist, %3 hindu, %2 hristiyan 

1907’de monarsi ile dogmus.

50-60’lardaki 3. kral modernlesme karari almis fakat erkenden olunce 17 yasindaki oglu tahta gecmis ve kontrolsuz acilmis. Gunumuzdeki krallari ‘kontrolsuz guc, guc degildir’ gorusuyle ilerliyor. ‘Benim icin GNI yani milli hasilat onemli degil, onun yerine Gross National Hapiness’ lafiyla da dunyaca unlu kendisi. Kral birakin para kacirmayi, kendi arabasini bile kendi almamis, LR hediye vermis ona. Demokrasiyi de kendi getirmis.

1960dan beri izole yasiyorlar.

99’a kadar tv ve internet yasakti.

74’e kadar da turist giremiyordu.

Ulkede sadece 2 adet sinema salonu var ki orda da sadece kendi filmlerini gorebiliyorlar, hindu filmleri bile kalkmis.

insan ne kadar geri kalmislardir diye dusunebilir

ama dunyanin en az karbon ayakizine sahip ulkesi Bhutan. Hatta urettiginden fazlasini temizliyor!

Zaten ulkenin %75i orman –ki zaten %60’in uzerinde olmasi bir tuzuk!

%100 organik tarim olma yolunda. 2025’te dunyada tek olacaklar. 

Plastik posetler 1999da yasaklandi!

11senedir sigara yasagi var, turistsen max 200 adet sokabiliyorsun.

Issizlik %2. Trafik isigi yerine bile insan duruyor.

Fakirligine ragmen, sadece bhutanlilara degil ziyaretcilerine de saglik ve egitim hizmetleri ucretsiz!

Herhangi bir nesli tukenmekte olabilen bir canliya zarar verme, omur boyu hapis cezasina bedel

Kadin erkek hakki esit.

Kadin burda erkek gibi dukkan, ev sahibi de olabiliyor, istedigi yerde calisabiliyor. Erkek yemek de yapiyor, kiyafet de tamir ediyor.

Ama sehirler biraz daha batiya kacarak is bolumu yapmis, kadin evi duzenleyen, erkek ekmek getiren olarak..

Evlilikler her 2 tarafin arzusuyla oluyor. 6 ay beraber yasayan da evli sayilabiliyor. Genelde erkek karisinin evine gidip yasiyor ama isterlerse ayri eve de gecebiliyorlar. Torenlerinde beyaz bir esarp degistirip bir kadehten paylasiyorlar. Koylerde hala gorucu usulu evlenme devam edebiliyor. Cok yaygin olmasa da poligami gorulebiliyor, homoseksuellik yasak.

Anaerkil toplum.

Cogu insan monk kiyafetiyle (cho/kira).

Askerlik ya da monk egitimi sart degil, istege gore.. ki cogu yerde zorunlu..

‘Dag Tanrilarinin Kalesi’ olarak da aniliyor Bhutan.

En yuksek daglari Gangkhar Puensum – o kadar kutsal goruyorlar ki 6000m uzerine tirmanisa izin verilmiyor.

Geleneksel sporlari okculuk. Her gun 9’dan 5’e is gibi ok atiyorlar ve hedefi tutturunca bir sarki soyluyorlar.

Kulturlerini Driglam Namzha adindaki bildirge sayesinde de bugune kadar koruyabilmisler.  Nasil yemen, giyinmen, davranman gerektigini bildiren bu etik kurallari 1990’da yururluge girmis. Buna karsi gelenler ise ulkeden dislanmis, yaklasik %20’si sehir disinda yasarmis.

Herkes yeni yilda 1 yasinda oluyor

Soyadlari yok. Onun yerine 2 adlari var. Adlarini da genelde monklardan aldiklari icin ayni ismi tasimalarina cok rastlaniyor.

Herseyi cift elleriyle veriyorlar.

Destanlari meshur:

mesela son gun gidecegimiz tiger nest:

Efsaneye gore, 8.yy’da, Padmasambhava (Guru Rinpoche), karisinin reankarnasyonu olan kaplanla, Tibet’ten bu noktaya, ucarak gelmis. Ve ardindan 3 yil, 3 ay, 3 hafta, 3 gun, 3 saat  boyunca meditasyon yapmis burada.

Divine Madman – Bhutan’a budismi getirdigi soyleniyor. Gercek ismi: Dhukpa Kunley. Seks yolu ile insanlari aydinlatmasiyla unlu. 5000 kadinin azizi olarak da biliniyor. Buddhism’de aydinlanma icin seks orucuna gerek olmadigini savunuyor.

National hayvanlari’da divine madman’in bir yaratimi. Zamaninda ona inanmak istemeyen koyluler bir mucize gerceklestirmesini istemisler. DK de bir keci ve bir inek istemis ve onlari 10dkda yemis. S’onra da kecinin kafasini alip, inegin iskeletine yerlestirmis ve birden hayvan etlenip ‘takin’ adini alan hayvana donusmus.

07.02.2010 Bhutan / Paro

Esyalarimizi birakmaya otele geldik. Kichu Resort (room no.26). Odamiz tertemiz, sicacik, cok guzel. Ustelik yumusacik yorganlarimiz, yastiklarimiz, tertemiz, mis kokan carsaflarimiz var. Uykum da var ama gunu kacirmamak adina otelde yemegimizi yiyip cikiyoruz.

Yemekte Jess’le basbasa olmamiza ragmen, 5 kisi servis yapinca, ki hepsi de kibarliktan kirilmak uzereyken, kendimi sasiriyorum. Nerdeyim yau, nereden nereye.. 6 cesit yemek, hepsi de birbirinden guzel..

07.02.2010 BHUTAN / PARO

Pacu denilen nehrin yanindan gectik (Pa-Paro’nun kisaltmasi, cu’da zaten nehir demekmis.)

Chomolari adli daglarini gorduk uzaktan – 7220m.

Drugkyel’e gittik. 1650’lerde budist tapinagi olarak yapilmis, 1950’lerde Tibet’le girdikleri toprak savasindan yanmis. Neyse ki Doga onu hic yalniz birakmamis.

1

2

3

Druk da dragon demekmis. Bayraklarindaki gibi ‘the land of the thunder dragon’.

Son olarak sehrin merkezini gezdik. Insanlar cok sicak. Bir cocuk yanima kostu, poz veriyor. cekiyorum,  ardindan bakmak istiyor. Kendini gorunce, oyle kahkahalara boguluyor ki safligina gozlerim doluyor.

Otelimize donup bir cay ictik, biraz muhabbet ardindan muthis de bir aksam yemegi… prensesler gibi simariyoruz wallai.. Buradan sonra, backpackcilige donus, zaman alacak belli.

08.02.2010

Sabah kahvaltida omlet, pancake, peynir, tost, meyve off kendimi kaybettim burda.

Bu kadar sik yer degistirirken, aradaki kosul farklarinin uzerimize yarattigi etkiler cidden cok komik ve yine pahabicilmez deneyimler. Roller coaster gibi..

O8.02.2010 BHUTAN / TIGER NEST + THIMPU

Rehberimizi, kahvalti sonrasi, Tiger Nest’e kadar, sorulara bogmaya devam ediyorum;

Kral cok adil ve iyi bir kral, hep bunu tekrarliyor. 3.kraldan itibaren tum krallari icin cok saygi ve giptayla bahsediyor.

‘Majesty’ birakin para kacirmayi, kendi arabasini bile kendi almamis. Bir Range Rover hediye edilmis O’na.

Ayrica askerlik veya monk egitimi sart degil Bhutan’da. Ki Budhist olan ulkelerin cogunda, en azindan bir sureligine monk olmak zorunlu (Monk olunca evlilik, alkol, seks, uyusturu vs yasak). Monk egitimini soruyorum hemen: Isteyen herkes Monk/Nun olabiliyor. Tum gun egitimleri ve dualari var. ‘Sabaha karsi 04.30’dan 09.00’a kadar. 09.00’da 1 saat kahvalti arasi. 10.00-13.00 arasi devam. 13.00’de yine 1 saatlik yemek arasi ve 21.00’e kadar yine devam’ rutininde hayatlari. Bir insanin monk olduktan sonra yine de normal hayata donme imkani var fakat toplum hos karsilamiyor bu durumu.

 ‘Budhizm’de bir Tanri yok degil mi, hatta Buddha kendisine tapilmasini da istemezmis aslinda ve bu yanlis anlasilmis, degil mi?’ ‘Aslinda cok fazla oyle degil’ diye cevapliyor ve devam ediyor: ‘Biz hala Budha’nin yasadigina ve cennetten bizi koruduguna inaniyoruz,’

Buddha da kral veliahti aslinda. Babasinin, oglunun disarda kendini gelistirebilecegine dair inanci hic olmadigindan, saray disina cikmasina bir gun bile izin vermemis. (O da su an Kathmandu’da yasayan kucucuk Tanrica gibi (–ki aslinda cok daha sert cunku Kumari’nin adet gorunce Tanricaligi bitecek)) 4 duvar arasinda hapis yasamis. 27 yasinda bir gun babasi disardayken, yanindaki yardimcilarini ikna edip, saraydan kacmis ve sehri, icinde yasayan halki o gun ilk defa gormus. Yasli insanlar gorunce sok olmus, ancak o zaman insanlarin yaslandigini anlamis. Gordugu fakirlik, uzuntu, aci karsisinda kendisini cok kotu hissetmis. Saraya donmek zorunda kalmis ama bir daha hic eskisi gibi olamamis. Ve sonunda dayanamayip 29 yasinda saraydan kacarak kralligi red etmis ve halk arasina karisarak yardimci olmayi hedeflemis. Buddha da zaten gercek adi degil, ’the enlightened one’ anlamina geliyor.

Bu arada ‘ayda 100 dolar kazanip, 10’unu monklara verme’ mevzusunu sorma cesaretinde bulundum. Aslinda dogruymus ama artik devlet o kadar iyi bir sistemle calisiyormus ki, bu bedel artmis bile.

 TIGER NEST / PARO TAKTSANG / TAKTSANG PALPHUG MONASTERY

Efsaneye gore, 8.yy’da, Padmasambhava (Guru Rinpoche), karisinin reankarnasyonu olan kaplanla, Tibet’ten bu noktaya, ucarak gelmis. Ve ardindan 3 yil, 3 ay, 3 hafta, 3 gun, 3 saat  boyunca meditasyon yapmis burada.

(Padmasambhava, Bhutan’a Budhism’i getiren Guru olarak biliniyor)

‘Cave’ yerine ‘nest’ denmesinin sebebiymis, kaplanin ucmus olmasi.

1692’de yapilmis buraya ilk tapinak. 1998 yilinda cikan yangin ardindan, 2000’de renove edilmis ve turistlere acilmis. malzemeler, iplerle yukari cekilerek tasinmis.

Hayatimin ilk gercek hiking tecrubesini Bhutan’da yasamak, bekledigime degmis bir tecrube!!.. Acilar icersindeyim o ayri, ama Degdi her evresine!

Her an meditasyon gibi, icsessizlik cekiyor her daim seni icine!..

6

 7

 8

O kadar tirmanmanin ardindan bir de kocaman merdivenler cikinca karsimiza, tam sikayet edecektim ki, neredeyse 90’ina gelmis, ciplak ayakli monklar, nun’lar, sirtinda 4 yasinda cocugunu tasiyarak rahatlikla cikiyor.. Gulp.

Toplam 5 saat; 3,5 saat tirmanma, yarim saat cay molasi ardindan, yaklasik 1 saat de asagi inmemiz surdu.

sonsuz sukur!

———

Otele donup, yine muthis servis esliginde, zengin cesitli mamalarimizi yedikten sonra, cantalarimizi toplayip baskent olan Thimphu’ya dogru yola ciktik.

Yeni nesli sordum rehberimize. Gencler hala evlenmeden once flort etmiyorlarmis ama ayni is ortaminda olanlar, isten sonra birseyler icmeye gidebiliyormus.

Sinemalari varmis ama eskiden hint filmleri seyredebilmelerine ragmen, artik sadece budhist filmler gosteriliyormus.

Aile degerleri onemliymis. Gerci bir dergide bireyselligin on planda oldugu yaziyordu ama rehberimiz komsuluk degerlerinin de kuvvetli oldugunu soyledi. (Heralde yer yer degisiyordur bu durum bizdeki gibi.)

O kadar saf bir yer ki burasi, bu kadar sohbet ardindan ancak ‘seni seviyorum’un tercumesini ogrenebildim – na ce lu ga, opucuk’unku ise ‘wuu’.

THIMPU

Thimpu sinirina girdigimizi Wanchu nehrinden anliyoruz. Biri bitiyor (ilk gun gordugumuz Pachu nehri), biri basliyor.

 Riverview hotel #310’e variyoruz.

Lokal biralari, Druk 11000 esliginde aksam yemegi ardindannn, simdiye kadar ki en sicccak odamizda, cok rahat dusumuzu da aldiktan sonraaa, bir diyardan baska bir diyara ZzZZzZz…

09.02.2010 BHUTAN / THIMPU + PARO

Kahvaltida Bhutan bali denedim. Cok guzel tadi, daha tane tane.

Thimpu 1961’de baskent olmus.

Ulkenin en kalabalik sehri olmasina ragmen, yine cok tenha ve sessiz geliyor.

venividivici

NATIONAL MEMORIAL CHOETEN

Bhutan’daki en buyuk Stupa!

Rehberimizin en sevdigi 3. Kral anisina yapilmis. Etrafinda, saat yonunde donen budhistler, bunu her gun ya oglene ya da aksam 9’a kadar yapiyorlar! (bu ‘dönme’ olayi da her dinde var, ne kerametse..)

——————–

Ardından, Budda’nin fertility tapinagina gittik. Kadınlar, dogurmak icin, gelip buraya, yine donerek dua ediyorlar. Budhistler, dogduklarinda, aileleri onlari ya buraya, ya da divide madman’inkine goturur, isim alirlarmis. Yani veliler degilmis isimleri koyan. Bazen bir kac isim de alinabiliyormus. Rehberimiz 3 erkek kardes olmasina ragmen, hepsinin adi ayni mesela, o da olabiliyormus.

Diger dogurganlik tapinagi olan ‘the divine madman‘in, efsanesi de, logosu da cok enteresan! Ozellikle kadınları, cinsel yolla ‘aydinlatiyor’mus! Ev girislerindeki penis resimlerinin aciklamasi da gelmis oldu teskler! Kotu ruhlari kovmak icinmis de. Drukpa Kunley, nam-i diger ‘the divine madman’ de, Bhutan’a Budhism’i getirenlerden. Ayni zamanda sair de.

————————

Mandala’lari yaptiklari tuval’lerin yapilisini gormeye gittik – o kadar zahmetli ki, o bos tuvallerin kendisi bir sanat eseri!

——————————————-

Yanindaki galeriyi gezdik..

————————————————-

Geleneksel kiyafetlerin dikildigi bir yere gittik.

————————————————-

National hayvanlarini gormeye gittik – takin. Vucudu inege, kafasi keciye benziyor. Efsanesi ise soyle;  Yine bu ‘divine madman’, guc gosterisi adina, bir gun bir oturusta, tam bir inek ve tam bir keci yemis. Ardindan da, ikisini birlestirerek, ‘takin’ diye adlandirdigi bu hayvana can vermis.

Cok uzaktaydi, biz de dergideki resmini de cektik :)

——————————————

Parlement binalarini gorduk uzaktan.

Bugun tek rakkamla biten plakali arabalarin park etme hakkiymis. Kral, hava kirliligi olmasin diye (ki bize orman gelir buralar) sehrin disina park ettirtiyor arabalari. Halbuki burada trafik olabilecegini dusunemiyor bile insan.

—————–

 Son olarak, sehirden ayrilmadan once, guzel bir fotograf karesi cekmek uzere, bizi bir manzara alanina goturduler.

Paro’daki muzeye, kapanmadan once yetismek icin, 15.00’de baskent Thimpu’dan ayriliyoruz.

Kralin bir guzelligi daha: insanlar okusun ve calissin diye, mumkun olan her yerde is imkani sagliyor! Mesela ulkede trafik lambalari yok. Onlar yerine polisler calisiyor ve trafik isigi gorevi goruyorlar.

(hayalimdeki prensi mi buldum acaba :))

——————————————————————————-

National Museum of Paro

7 katli bu muzenin her katinda ayri ayri canak comlekler / silahlar / kiyafetler / resimler / mandalalar vs var. Ama icindekilerden cok, bana binanin ic yapisi enteresan geliyor, kendisi zaten muze gibi.

Burada, the only guru ile ilgili bilgi topladik. Buddha’nin olumunden 700 yil sonra, Pakistan sinirinda, Ugyen adli ulkede, bir lotus ciceginin icine dogmus. 8 ayri manifestosu varmis.

Her giriste gordugumuz dogu, bati, kuzey, dogu krallari burada da var.

Ve yine cok yerde rastladigimiz arkadaslik sembolu ve 6 halimiz de var giriste.

———————-

          Yazarken farkediyorum da amma yer gezmisiz.

Bunlarin arasinda beni en cok etkileyen Dzong ! son noktayi koyuyor.

Sarayin yarisi idari isler icin, yarisi da Monk’lar tarafindan kullaniliyor.

Bhutan’da bir bile reklam yok dusunebiliyor musun? Ne bir billboard, ne bir mega board, ne bir pano hic ama hicbirsey! Goruntu temizliligini hayal edebiliyor musun?

Bana sorarsan, bir tek cep telefonlari bozuyor goruntuyu, sessizligi..

Turumuz sonlaninca otelimize geri donduk. Biraz dinlendikten sonra maalesef son harika aksam yemegimizi de yedik. Bhutan bitiyor diye cok burugum.

Burda malesef 5 hedefimden birini – dans olayini gerceklestiremedim. Teselli niyetine Bhutan sarabi getirdi rehberimiz. Goruntusu aynen su, kokosu cok sert ama tadi sasirtiyor cunku kokusuyla alakasiz bir yumusaklikta. Tesekkurler, bir nevi dans oldu hakkatten :)

Yarin Tayland’a gececegiz. Henuz kalacak yerimiz olmadigindan, bir internet kafeye gidelim, bakalim dedik. Maalesef asiri yavas calistigindan, bir sonuca ulasamadan da otele donduk. Yarin varinca tourist information’dan bakarizZZzzZZ

Farewell to Bhutan

Sadece 3 gundur burada olmamiza ragmen, rehberimiz sayesinde belki de aylarca kalmis kadar olduk.

Bhutan sessizligine hoscakal demek, beni biraz korkutuyor acikcasi, abartmis olacagim ama, anne karnindan cikmak gibi geliyor sanki..

Sessizligi, naifligi, huzuru, dinginligini.. baska hic bir yerde gormedigim, goremiyecegim gibi.. Zamansiz bir yer sanki.. Doga hakim ulkeye…  İnsanlar, gulmeye en cok yakisan surat haliyle, sicaciklar her daim. Ve cok kibarlar da.. Evler cok eski zamanlardan kalma tapinaklar gibi, yemyeşil giyinmis daglarin arasinda ve biri birinden guzel degil.. Herkes benzer kiyafetlerle, hic bir onemi yok kumasin, renginin.. Dragonlar ciksa sasirmayacaksin belki. İnanmasi guc cunku Bhutan’a da!

Ozumuz senin kadar guzelse, biz neler yapmisiz boyle kendimize..!

Yanilmisim. Gelismemisligin; fakirlik, hirsizlik, terror, kaos, hektiklik getirdigini sanardim. Megersem alakasi yokmus. Bhutan orneginde oldugu gibi, eger kontrollu bir sistem icinde ilerlenilirse, birakin fakirligi, zenginligin zaten bir onemi olmamasi ve insanlarin mutlu yasamasi cok mumkun.

Verdikleri herseyi cift elle vermeleri, her zaman gozlerinin icine bakarak, gozleriyle de gulmeleri.. bırakın beni, sarilmak istiyorummm..

Cok sevgili Bhutan, lutfen hic bir zaman gelisme ve degisme! Lutfen modernlesmeye/batilasmaya calisma, sadece geri adim atmis olursun. Belki sadece tipa biraz daha guvenebilirsin, cunku senin gibi guzel bir yerde yasayan insanlarin olum ortalamasinin 65 olmasi cidden garip ve baska turlu aciklanamaz bir durum.

Ve lutfen ‘gross national happiness’i da herkese asila, dunyanin sana ihtiyaci var Bhutan! :)

10.02.2010 Bhutan to Bangkok

Bu guzel ulkeden ayrilmak uzere uyandigimiz gun, hava artik iyice sogudu. Dag tepelerinde yer yer karlar, cikolatali dondurma uzerine, hindistan cevizi kadar etki yapsa da, soguklugu, gidecegimize uzulmemem icin bir bahane olmaya calisti.

Yolumuz Thailand. Bu sefer Jess’le ayri oturduk, Jess 5 saatini bir psikologun yaninda gecirdi. Ben de yayila yayila sizdim mirrr.

Veeee Bangkok! Oh ne guzel havaalani burasi. 10 gun kalinir walla :) İlk once ‘tourist information’a gidip, kendimize kalacak yer ayarladik. Ardindan telefonlarimiza hat aldik. Son olarak, yarın icin Phuket’e ucaklarimizi ayarlayip havaalanindan ayrildik. Servisle otele giderken, direksiyon yine sagda, ama normali bu degil mi zaten :)

Otelimizin adi kendisi gibi Convenient, hemen havaalaninin yaninda, malum yine erken kalkip 08.10’da ucaga yetismemiz gerek. Room no 111 yummy. Biraz nette takilip Bhutan’i update ettikten sonra ZzzZzzZ.

Go to Top