(22-24.04.11)

(nüfus: 4500)

Bu nasıl güzel bir kasabadır

meyve bahçeleri, koka yaprakları, sıcacık insanları..

Dağları böyle karşına alıp bakmak.. ne güzel bir şanstır böyle..

Nasıl bir yoldur bu .. saatlerce yürü, minik tepelerinde.. kuşlar, kelebekler eşliğinde..

Konuk etsin, gittikçe şakayan 3 ayrı şelale, seni eteklerine..

Kalpsiz teneke adam, beyinsiz ‘korku’luk ve korkak aslan gelirse de şaşırma böylece :)

Coroico’da, Yeşil, yeşilliğiyle dolup taşmış, gururundan çiçek açmış..

güneş ışınları üzerinde.. zevkten bin parlıyor..  zümrüt oluyor ..

Karanlığı bile Gündüzle yarışıyor Coroico’nun..

Yıldız taklidi yapan Ateş Böcekleri başrolde,

bir anda yok olup var olarak, geceyi esrarengiz bir masala dönüştürüyorlar.

Ay, Gece, sonsuz yıldız takımları ve yeşillik kokusu.. ailesi..

kurbağalar, egzantrik kuşlar ve çekirgeler ise arkadaşlarından en gevezeleri.

Coroico’nun köylüleri de pek şeker, pek konuşkandı yine.. bir festival zamanı gelmiştik buraya.. neden sözsüz bir müzik dinlediğimizi sormak için durdurdular bizi.. sıcacık sohbetimiz ardından da partide görüşme kararı aldık. Çok eğlendik..

Yapılasılar:

Death road, Keyif, güneşlenme, yüzme, hamak keyfi, koka yaprakları, orkideler, şelaleler arasında trekking, balık tutma keyfi, ‘El Choro’ gibi, 3 günlük Inka yol’ları, El Rlicho’dan at kiralayıp gezme, zipline, rafting, 30 dk uzaklıkta, ‘El Vagante’ adlı yerde tur aldığınızda Yungas ormanlarında, kanyonlar, ve berrak ötesi 8 ayrı şelale görmek de mümkün.. hatta bakarsınız, altın da bulursunuz :)

The other side of the coin / v’stateofbody

Coroico dediğim gibi iyi güzel hoştu da..

yaptığımız o harikalar diyarı şelaler turu sonunda geldiğimiz O hal..

günü diğer unutulmaz kılanlardandı..

Tozların altında.. Öyle ki – renginden çalmış.. nerdeyse her şey aynı, toz rengi

Bir süre sonra, arabalar da bol bol yanımızdan geçtikçe, biz de ahaliye katılıp, toz duman giyindik her yerimize, iyicene..O toprak yolda, biz de toprağa dönüştük haliyle..

Daha kötüsü, kamp yaptığımızdan, yıkanacak yerimiz yoktu. Gün ortasında, tozdan nasıl bir hale geldiysek, kirpik aralarına kadar toz girmiş gözlerimiz, dönmüş, ‘backpacker’ zihnimizi altetmiş, yıldızlı otellere duş için günlük para ödeme peşindeydik ..ama.. hay bin kunduz.. hiç birinde mi yer olmaz.. gözüken tek çare halk banyosu – ki o da çok sertti.. neyseki sonunda bir otele yalvarıp, para karşılığı duş alabilmeyi becerdik ve gözeneklerimize ziyafet çektik.

kısacası kelimenin anlamıyla da, görüntüsüyle de, hayal gibi geldi Coroico bana..