(26-27.02.2011)

1536’da Sebastian de Belalcazar tarafından bulunan, Kolombiya’nin salsa başkenti Kali için söylenilenler, beni önceden heyecanlandırmaya fazlasıyla yetmişti. Sokaklarında dans gösterileri, canlı salsa orkestraları, eşsiz yemek çeşitleri yanı sıra fazla turistik olmaması, tavrıyla, kişiliğiyle gerçek Kolombiya’yı yansıtması.. Çalışan halkın şehri Kali, gece hayatı ile de çok meşhur. Pazar günleri Caleno’lar nehirlere tapmaya gidiyormuş. Akışta olan sularında geleneksel yıkanmalarını yapıyorlarmış.

Elbette bu güzelliklerle birlikte güvenlik konusunda da dikkatli olmanız öneriliyor! Şehrin özellikle güneyi, nehrin kenarı ve parkı için özellikle uyarılıyoruz da.

Peki ben – yine beklentilerimin ağına düştüm. Couchsurfing seçimimizde yanılmıştık. Şehirden çok uzak olması yetmiyormuş gibi, Pedro’nun babası turistleri meğersem hiç sevmiyormuş. Evin içinde sürekli bizi takip edip, hiç bir şeye dokunmamıza izin vermedi. Kahve yapmamız bile dert olmuştu adama. Oskar gecesi uyumamayı seçerek, adamı da istemeden uyutmamış oldum ve her bir adımımızda oğluna şikayet ediyordu bizi.

Ilk gün, kaldığımız yerin şehire uzaklığından, merkeze tek 2. gün inmeye karar verdik. Ne bilelim bütün gün sevgili yağmurun durmayacağını.. Pff.. Kali’nin hakkını veremediğim için üzgünüm.. Neyseki burayı özel kılan insanlar oldu.. istanbul’dan arkadaşım Mert’i görmek, bunlardan biriydi.

Pedro ile olan sohbetimizde, aslında burada yaşamak istemediğinden bahsetti. Kendi sokağında bile 3 kere soyulması yüzünden rahat rahat gezemediğini, üçgen vücuduna rağmen, yaşamak için fazla sert bir şehir olduğunu anlattı. Bu da yeni aldığım fotoğraf makinesini hiç yanımda taşıyamama neden oldu.

Gerçek salsayı yaşamak ümidi ile gece çıktığımızda tanıştığımız Pablo da burayı özel yapanlardandı. Çok fazla çalışmak durumunda kaldığından bahsediyordu. Kolombiya dışına adım bile atmamasına rağmen ingilizceyi bir Amerikalı gibi konuşuyordu. Zaten diğer bir sürü işinin yanısıra ingilizce öğretmeniymiş de.. Müthiş dansetmesine rağmen, ayda sadece 1 kere çıkabilme olanağına sahip olması bitirdi beni.

Pazar günü salsa dersi almaktı niyetimiz ama her yer kapalıydı ve gündüz bile sokaklarında yürümenin çok güvenli olmayacağı söylendiğinden, bir önceki akşam Pablo’dan aldığımız derslere şükretme moduna geçtik haliyle.

Görülesiler:

Iglesia de la Merced

Instituto Departamental de Arte y Cultura

Museo Arqueologico La Merced

Museo del Oro

Museo de Arte Moderno La Tertulia

Zoologico de Cali

Turistik salsa gece hayatı için – Juanchito

the Instituto Popular de Cultura

the Teatro Municipal

the Sala Beethoven

the Escuela Departamental de Teatro

Yenilesiler:

sancocho de gallina (hen stew), arroz atollado (pork sausage, beef ribs, and oxtail in a rice stew), tortilla soup, aborrajado (ripe plantain with melted cheese), toasted green plantain with hogao (a stir-fry of onions and tomatoes), and tamales. Sugarcane plantations inspired a variety of desserts such as cookies, manjar blanco, gelatina de pata (cow’s hoof gelatin with molasses), coconut sweets and champús, a beverage made from corn, the pulp of the lulo fruit, pieces of pineapple, cinnamon, and brown sugar syrup.