(21.12.2010)

Palenque’den aşırı etkilenmiştim ama düşünün ki burası orayı katladı. 4 saatlik tur almama rağmen yetmenin yanına bile yaklaşmadı. Asıl hayalim burda kamp yapmaktı. Düşünebiliyor musunuz, Maya tapınaklarının birinin üzerinde, sonsuz yıldızlar altında uyumak, sabaha karşı, vahşi hayvan sesleriyle güne burda uyanmak!!! Mükemmel olacaktı eminim ki – ama malesef bloglardan okuduğum kadarıyla, özellikle tek başina bir kadın için, hiç tekin olmadığı söylendiğinden, hayalime taş bastım :/ Umarım bir daha ki sefere..

Ama kış gündönümünde orda olabilmeyi becererek, çok özel bir gün geçirdim. Orda bulunan hepimiz bence çok şanslıydık  çünkü Mayaların kutsal törenlerine tanık olduk. Bütün geceyi ayakta uyumadan ve hep dua ederek geçirmişler. Korkularımızdan arınmamız gerektiğini anlatıyorlardı..

Zamanında yaptıkları tapınaklar sayesinde, doğu ve batı yönünde yıldızları, kuzey ve güney yönünde ise dünya hareketlerini izledikleri Mayalara göre, 1964 sonrası homosapienlikten, homospirituelliğe geçmeye başlamışız bile..

Küresel ısınmanın kendisi de bir gösterge olarak, tarihin tekrar edeceğine inanıyorlarmış..

Tikal, koskocaman bir ormanı kaplasa bile (64km), yine %80’inin hala toprak altında olduğu söyleniyor. Sadece %20’si halka açık.

Orman içinde olduğundan, naturel suya ulaşımları yokmuş. Bu yüzden kil taşı olarak yaptıkları zeminde açtıkları küçük havuzcuklar, yağmur sularını burada biriktirmek için yapılmış.

Tikal ve enerjisi çok etkileyiciydi. Teşekkürler…